”Ben çocuklara inanıyorum.Bu yüzden umutluyum.Ben çocuklara inanıyorum.Bu yüzden de mutluyum!”

EN SON YAZILAR...

5 Haziran 2008 Perşembe

HİKAYE TAHLİL MODELİ




Faiz Cebiroğlu

Türkiye’nin her tarafından bana, eğitimle ilgili sorular geliyor. Bu soruları bir yazıyla sınırlamak mümkün değildir. Ama bir soru var, dikkatimi çekti, ”Hikaye Tahlil Modeli Üzerine Fikirleriniz var mı” diye. Bu soruyu yanıtlamak istiyorum. Ama önce bir ön giriş yapmak gerekiyor:

Evet, okullar açılalı çok oldu. Okullarla birlikte binbir sorunlar da ortaya çıktı. Türkiye gibi, devlete bağlı olan yanlış eğitimin yarattığı sorunlar var ve çoktur. Açıktır, Türkiye’de köklü bir eğitim reformu yapılmadan böylesi sorunların üstesinden gelmek mümkün değildir. Bu konuları bir başka yazımda ele almak istiyorum. Ama şunu yazabilirim: Türkiye’deki eğitim, devletin etkinliğinden kurtarılıp, yerel, yani belediyelere devredilmedikçe sorunların üstesinden, kısmen de olsa, gelinmez, gelinemez; bunu açıkça yazıyorum.

Bizler de bu ezberci, tek boyutlu ve yanlış eğitimden çok çektik. Ben, Arap kökenli birisi olarak, lisenin son sınıfına kadar, bu yanlış eğitimin hem izdırabını, hem de öğretmenlerin azabını çektim. Enson şunu anladım, yanlış, her tarafta vardır. Dengesiz ve eklektik eğitimin yarattığı sorunlar gerçekten çoktur. Örnekler de değişik ve çoktur. Birisini vermek istiyorum:

Hiç unutmam, yıllar öncesinde, Hatay / Antakya, Antakya Merkez Lisesi’nde son sınıfa devam ederken, çok sevgili edebiyat hocamız, bizlere bir ”ev ödevi” vermişti: ”Okuduğunuz bir hikaye kitabının özetini yapınız!” diye. Biz öğrenciler, birbirimize baktık. Birbirimizle konuştuk: Edebiyat derslerinde ’hikaye ve hikayenin tahlili’ üzerinde hiç durmayan edebiyat hocamız bizlerden okuduğumuz bir hikayenin özetini yapmamızı istiyordu. Ama bu yetmemiş olacak ki, aynı sınıfta yer alan, iki sevgili köydaşım da; ”Faiz, sen çok kitap okuyorsun, bizlere bu konuda yardımcı olursan, çok memnun oluruz.” diye bana gelmişlerdi. Ben de kabül ettim. Üç ayrı hikayenin özetini, normal bir kompozisyon şeklinde, yazıp aramızda paylaşmıştık.

Evet, aradan yıllar geçti. Bizler değiştik. Bizler, yeni bir mertebeye ulaştık. Ama ne acı, hâlâ Türkiye’de, öğrencilere, ”Hikayenin Nasıl Tahlil Edilmesi” gerekir konusunda dersler verilmiyor. Hâlâ öğrencilere bu konuda net bir model, tarz sunulmuyor, öğretilmiyor. Peki neden?..

Bu soru üzerine çok durmak ve düşünmek gerekiyor.

Ben düşündüm ve yıllar sonra, hem beni izleyen okuyuculara, hem de sevgili hocam Mehmet Karasu ve diğer edebiyat hocalarına, ”hikaye nasıl tahlil edilir?” sorusuna, gecikmiş bir yanıt olarak, görüşlerimi yazmak istiyorum. Ayrıca çok değer verdiğim öğrencilere de aşağıdaki ”modeli” sunmak istiyorum.

Önce hikaye nedir?

Hikaye, sınırlı bir periyodikte geçen, kişi sayısı az, sınırlı zaman ve çevrede cereyan eden, tek yönlü bir düzyazı anlatımıdır.

Peki hikaye nasıl tahlil edilir?

Görüşlerim şudur:

Hikayenin özeti: Kısa ipuçları yazılır.

Başlık:

- Hikaye adının (başlığı) anlam ve önemi ne?
- Hikaye başlığı, anlatılan konuya, yazılan metine uyuyor mu?

Zaman:

- Konu nasıl ve ne kadar bir zaman sürecinde kendini gösteriyor?
- Anlatılan konuda hangi tarihsel zaman geçiyor?

Çevre:

- Konu nerede geçiyor?
- Çevre nasıl tasvir ediliyor?
- Hikayede çevreyle ilgili özel bir tasvir ya da yorum yer alıyor mu?

Kişiler:

- Hikayenin ana kahramanı kim? Yan kişiler kim?
- Kişiler nasıl anlatılıyor? Yani karekteristik özellikleri: Yaş, görünüşleri, kendilerine ait belirli özellikler, tutum, bakışları v.s.
- Kişiler, yazar tarafından direkt tasvir ediliyorlar mı?
- Hikayede birbirine ”zıt” olan kişiler kim? Birbirleriyle ilişkileri nasıl?
- Hikaye anlatım sürecinde, kendini, tutumunu, değiştiren kişi kahramanları var mı? Neden? Niçin?
- Hikayede, olumlu ve olumsuz rol alan kişi grupları kimler: Kim, kimle ve ne için zıtlık içinde?

Anlatım Tekniği:

- Monolog / yanıtlar / direkt ya da indirekt konuşma, düşünceler.

Yazılan Metnin Tipi:

- Konusu olmayan yazılı metin
- Konusu olan metin
- Kişisel metin / psikolojik metin
- Bir çok tipi içinde barındıran metin

Kompozisyon:

- Yazılan metnin diziliş şekli
- Heyecan verici durumları, birden alevlenen, kızışan metin v.s.

Dil:

- Yüksek bir estetik dille yazılan hikaye ya da
- Normal dil, konuşma dili, düşük kompozisyon, kaba dil, dialekt dili (belirli bir bölgenin konuştuğu dil, lehçe), çocuk dili, mesleki dil..
- Sözcük seçimi: yabancı kelimeler, argo, klişe, olumlu sözcükler, olumsuz sözcükler, tarafsız sözcükler, birbirinin zıddı olan sözcükler.

Konu – Mesaj:

- Hikayede ele alınan sorun ve bu sorunların işlenişi
- Sorunlar, kişi adları zikredilmeden mi işleniyor?
- Metnin en önemli değer / değerler tasarımı ne?
- Bu değerler tasarımı metinde nasıl ele alınıyor ve işleniyor?
- Metnin mesajı ne?

Gönderen – Alan:

- Gönderen kim?
- Metin kimlere yazılmış? Alıcısı kim?



Kişisel Değerlendirme:

- Hikayede ele alınan sorunlar, verilmek istenen mesaj ne kadar uygun ve gerçekçi?
- Bunları sosyal yaşamda kullanabilir miyiz?
- Metnin anlatım dili bakımından kalitesi ne? Tasvir dili nasıl?


Benim ”Hikaye Tahlil Modelim” kısaca böyle. Amacım, bu modelle, hem öğrencilere hem de edebiyat öğretmenlerine, nebzecikte olsa, yardımcı olmaktır!

1 yorum:

Adsız dedi ki...

teşekkürler efendim. çok yardımcı oldunuz (: