”Ben çocuklara inanıyorum.Bu yüzden umutluyum.Ben çocuklara inanıyorum.Bu yüzden de mutluyum!”

EN SON YAZILAR...

5 Haziran 2008 Perşembe

LİTERATÜR BİR DİLDİR




Faiz Cebiroğlu


Literatür, bir dildir. Literatür, yaşamın deneyi ve iletişimidir.

Edebi yazılar, kitaplar, dünyaya açılan bir kapı oluyor. Her kitabı elimize alıp açtığımızda, dünyaya bir kapı açılıyor; belki tanıdık olaylara, belki de bilinmeyen ya da yeni gelişmelerle dolu bir dünyaya girmiş oluyoruz.

Litaratür, bir buluşmadır; zamanla, başka kültürlerle, değişik yaşam tutkularıyla ve renkli renkli isanlarla dolu olan bir buluşmadır. Dünyaya açılan bir kapı olan literatür, bizi zenginleştiriyor, değiştiriyor ve geliştiriyor; bizleri yaşamın ustaları haline getiriyor. Bu bağlamda literatürün, her insan için temelli ve köklü bir önemi vardır.

Literatür, insanların yaşama ilişkin tepki yeteneklerini de geliştirir. 'Nasıl bir dünya ve nasıl bir yaşam' sorusuna tepkisiz kalmamamızı sağlar. Bizleri, güzel bir dünya ve güzel bir yaşamı savunmak için çağırır. Burada tepki, insanın bireysel, sosyal ve kültürel yeteneklerini geliştirme doğrultusunda canlı bir süreç oluyor. Bu canlı süreci ve tepkiyi yaratan, buna kaynaklık eden ve destekleyen, hiç kuşkusuz, kitaplar oluyor. Çeşit çeşit kitaplar aracılığıyla insanlar, kendi yaşamlarını sorguluyorlar. Yaşamlarına ilişkin ”olumlu” ya da ”olumsuz” tepki yeteneklerini de geliştiriyorlar.

Bu anlamda literatür, yazar ile okuyucu arasında süren uzun bir diyaloğun dili oluyor. Bu diyalogtan ortaya çıkan bazı noktalar vardır. Şudur:

Bir: Litaratür, hem içsel, hem de dışsal yaşamın resmidir.

İki: Dilimizi, hayal gücümüzü ve duygularımızı uyarır, teşvik eder.

Üç: Başka yer ve zamanları; bilinmeyen ve ”bambaşka” bir yaşamı bizlere yaşatır, bizlere bunun imkanını verir.

Dört: Değişik yer ve coğrafyadaki dikkatsizliklerle dolu yanlış eğitime işaret eder.

Beş: Bizleri ”konuşmaya”, düşüncelerimizi ”yüksek sesle” söylemeye teşvik eder. Yüreklendirir.

Bu anlamda literatür, bizleri ”canlı” kalmamızı sağlıyor. Canlılık, dünle bugün; bugünle yarın arasında sürüp giden bir süreçtir. Bu süreçte kimliğimiz şekilleniyor; 'ben kimim, nasılım' sorusuna yanıtlar bulunuyor. Literatür, bu canlı sürecin ifadesi ve felsefesidir. Zira bizlerin, dünyayı kavramasına ve anlamasına aracılık ediyor. Budur.

Literatür bir dildir; anlamlı bir yaşamı yaratmanın dili ve iletişimidir.

Yaşamımızı, sevda ve kavgamızı resmeden literatüre sahip çıkalım.

Ev ve okullarımızı bu kavgaya aracılık eden edebiyatla dolduralım!

Hiç yorum yok: